Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
buluşturulabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Buluşturulabilmek işi


buluşturulabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , Buluşturulma ihtimali veya imkânı bulunmak


buluşturulma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Buluşturulmak işi


buluşturulmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , Bir araya gelmeleri sağlanmak, bir araya getirilmek


buluşturuverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Buluşturuvermek işi


buluşturuvermek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -le , -le , -i , -i , -le , -le , Çabucak buluşturmak


Telaffuz : buluşturu'vermek

buluşulabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Buluşulabilmek işi


buluşulabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , Buluşulma ihtimali veya imkânı bulunmak


buluşulma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Buluşulmak işi


buluşulmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Buluşma işi yapılmak


buluşuverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Buluşuvermek işi


Telaffuz : buluşu'verme

buluşuvermek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , Çabucak veya ansızın buluşmak


bulut

İlgili Kelimeler:

karabulut, kara bulut, katman bulut, kızgın bulut, küme bulut, saçak bulut, sedefsi bulut, yığın bulut, toz bulutu, yağmur bulutu

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın

Örnek:

1. Mavi maviydi gökyüzü / Bulutlar beyaz beyazdı / Boşluğu ve üzüntüsü / İçinde ne garip bir yazdı

1. Mavi maviydi gökyüzü / Bulutlar beyaz beyazdı / Boşluğu ve üzüntüsü / İçinde ne garip bir yazdı

2. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın

Örnek:

1. Ortalık sarı bir toz bulutu içinde.

1. Ortalık sarı bir toz bulutu içinde.

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Keder, endişe

Örnek:

1. Gazi'nin şen çehresi üstünden ciddi bir düşüncenin bulutu geçer gibi oldu.

1. Gazi'nin şen çehresi üstünden ciddi bir düşüncenin bulutu geçer gibi oldu.


bulut gibi
Anlamı:

1. çok sarhoş


bulut olmak
Anlamı:

1. çok sarhoş olmak

Örnek:

1. Meyhaneli köylerin her birinde üçer beşer çekmiş, bulut olmuştur.

1. Meyhaneli köylerin her birinde üçer beşer çekmiş, bulut olmuştur.


bulutçuk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Küçük bulut

Örnek:

1. Cam kırıklarına benzer, kesici, acıtıcı bulutçukların kayıp kayıp gittikleri bir gökyüzü.

1. Cam kırıklarına benzer, kesici, acıtıcı bulutçukların kayıp kayıp gittikleri bir gökyüzü.


bulutlanabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bulutlanabilmek işi


bulutlanabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bulutlanma ihtimali bulunmak


bulutlanıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bulutlanıvermek işi


bulutlanıvermek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Ansızın veya çabucak bulutlanmak


Telaffuz : bulutlanı'vermek

bulutlanma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bulutlanmak işi


bulutlanmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bulutlarla kaplanmak

Örnek:

1. Gökler bulutlanıyor rüzgâr serinliyordu / Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince

1. Gökler bulutlanıyor rüzgâr serinliyordu / Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kederlenmek, hüzünlenmek

Örnek:

1. Acaba Saffet'in vaktiyle nişanlısı olduğunu söylese Mazlume ile başlayan bu billur gibi şeffaf sevgi bulutlanır mıydı?

1. Acaba Saffet'in vaktiyle nişanlısı olduğunu söylese Mazlume ile başlayan bu billur gibi şeffaf sevgi bulutlanır mıydı?


bulutlu

İlgili Kelimeler:

kafası bulutlu

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bulutlarla kaplanmış, bulutlanmış

Örnek:

1. Hava bulutlu ve üzerinde durduğumuz tepe rüzgârlı idi.

1. Hava bulutlu ve üzerinde durduğumuz tepe rüzgârlı idi.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Karışık, net olmayan (bellek)

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bulanık

Örnek:

1. Bulutlu düşünceler dimağını kapladığı sırada uzun siyah kirpikleri arasından iki şimşek çaktı.

1. Bulutlu düşünceler dimağını kapladığı sırada uzun siyah kirpikleri arasından iki şimşek çaktı.


bulutsu
Anlamı:

1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz


bulutsuz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bulutu bulunmayan, açık, berrak

Örnek:

1. Burası ufukları geniş, seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi.

1. Burası ufukları geniş, seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi.